Workinlot

Hissedar (aynı zamanda hisse sahibi olarak da bilinir), kamu veya özel bir şirkette yasal olarak bir veya daha fazla hisse senedi sahibi olan kişi veya kurumdur.( Kaynak1 https://tr.wikipedia.org/wiki/Hissedar)

Startup'lar, VC'ler ve şirketler, bu terminolojiye oldukça aşina. Hissedar zihniyeti, sınırlı zihniyet olarak da adlandırılabilir. Hissedar olmanın getirisi, başı sonu belli bir zaman diliminde edinelen, finansal kazanımlarla sınırlı.
James Carse ise "Sınırlı ve sonsuz oyunlar"da farklı bir argüman sunuyor.

( Kaynak 2 https://en.wikipedia.org/wiki/Finite_and_Infinite_Games)

"En az iki tür oyun vardır: Sınırlı ve sonsuz. Sınırlı bir oyun, kazanmak amacıyla oynanır, sonsuz bir oyunsa, oyuna devam etmek amacıyla oynanır."
"Sınırlı bir oyuncu güç arar; sonsuz olan, kendi kendine yetebilen bir güç sergiler. Sınırlı oyunlar teatraldir, bir seyirci gerektirir; sonsuz olanlar dramatiktir, katılımcıları içerir..."

Sınırlı zihniyetin (hissedar zihniyetinin) etkileri, yeni küresel ekonomik krizle birlikte bugün daha şeffaf izlenebiliyor (Ve şimdi her 10 yılda bir yeni bir kriz yaşıyoruz). Hissedarların karşılıklı çıkarları, etki veya değer yaratma ile uyumlu değil. Tek odak, sadece bir çıktı olan finansal kazanç. Böyle bir şirket için çalışmak, pek de cezbedici değil tabi.

Bu tarz hissedar şirket veya girişimlerin, uzun vadede "bizim" için ne faydası olduğu, iş tasarımlarının bir parçası değildir. Özellikle 50 yaş üstü kültüre uygun sükseli reklam kampanyalarıyla, kamufle edilen basit bir eksik olarak görülüyor. En büyük ve en kârlı şirket, çocukken süperman olmayı istemek kadar gerçekci bir hedef.

Ama hepimiz bir şekilde bu kısır döngünün parçası oluyoruz. Çünkü alternatifin olmadığı dünyada, hissedar zihniyeti batan bir gemide piyango oynamak gibidir. Gösteri bitmeden büyük ödülü kazanabilirsin. Neden olmasın :)
Hissedar mantığının doğal bir çıktısı da, ekonomik balonların oluşması. Uçuk startup ​​değerlemelerinde ya da borsalarda aşırı beklenti, bu krizlerin tekrar tekrar yaşanmasına sebep olur. Yine bu sınırlı sistem, sanki sadece 40 yıl daha buradaymışız gibi düşünmemizi destekler. İş tasarımında paydaşlarını desteklemeyen, rakiplerine ortadan kaldırılması gereken engel gözüyle bakmak zorunda olan, hissedar zihniyetindeki iş dünyası, çevre için ne kadar samimi katkı sağlayabilir ? Benden sonra, tufan lafını eminim siz de duymuşsunuzdur.

Sınırlı sistem içinde yaşayan bizler, iklim krizi konusunda nasıl aktif olabiliriz?

Basit cevap ? Olamayız.
İnsanı iyileştiremezsek, çevreyi iyileştiremeyiz. Sistemsel bir değişime ihtiyacımız var. İş yapış, sosyal hayat akışını kapsayan, genel bir bakış açısı değişimi

Krizde olan, iklim değil. Iklim biz olmadan da yarattığımız hasarın üstesinden kolayca gelir. Sınırlı sistemi sorgulamamak, çevresel, ekonomik ve sosyal çöküşe razı olmak anlamına geliyor.

Güzel haber ! Problem büyüdükçe, pes etmeye razı olmayan insan sayısı da giderek artıyor. Yara bantları çözüm için yeterli değil. Sistemsel bir tasarıma ihtiyacımız var.

Kaynak 4 https://www.youtube.com/watch?v=ohr2fkgrP_U&ab_channel=SimonSinek

Bir iş tasarlarken, biraz da sürdürülebilirlik de ekleyelim demek, artık çok pahalı bir hata. Sınırlı sistem tasarımına, sınırsız bir olgu olan sürdürülebilirliği, yerleştiremeyiz. Bu uyumsuzluk, çoklu organ yetmezliği olarak karşımıza çıkar. Kurumsal anlamda repütasyon kaybı, boşa harcanan pazarlama bütçeleri, müşteri güven kaybı ve çalışanlar için acilen terk edilmesi gereken bir iş ortamı.

Peki sonsuz zihniyeti, nasıl tasarlayabiliriz ?

Felsefi bir yaklaşımla ele almak bizim uzmanlığımız değil. Bunun yerine, paydaş iş tasarımını hazırladık ve uyguladık.

Bire bir yerine, çoktan çoğa tasarım…

Paydaş sistem tasarımını örnekleriyle paylaşmaya devam edeceğiz.

Farklı sektörlerdeki şirketler, yatırımcılar, VC'ler, STK'lar, hükümetler ve bireylerin birlikte çalıştığı modelleri tanıtacağız. Tasarımların ortak özellikleri,net ve kurum içerisi için saydam hedefler, şeffaf süreçler ve anında memnuniyet kriterlerine bağlı kalarak oluşturulan bir akış.

Nasıl?

Doğadaki her varlık, paydaş tasarıma uyumludur. Biz de en mükemmel sistemden, doğadan ilham almalıyız.

Paydaş olarak, kimleri etkiliyorsunuz ?

Tedarik zincirinden bahsetmiyorum, etki zincirinizi tanımlayabiliyor musunuz?
Etkiyi üssel artıracak kaldıraç noktaları neler olacak ?Paydaş etkileşim süreçleriniz, buna göre optimize edilmeli.
Stratejiniz, paydaşlar için de ortak ve kapsayıcı tasarlandıysa, riskinizi düşürmeyi başarmışsınız demektir.

Kaynak 3 Tali Sharot — The Influential Mind

Cezalar ve regülasyonların getireceği yaptırımların, kültürel bir değişim sağlayacağını sanmıyorum. Tali Sharot, “The Influential Mind” kitabında ve Affective Brain lab çalışmalarında, pozitif yönlendirmenin gücünü bilimsel olarak kanıtlıyor.
Tek ihtiyacımız olan, hepimiz için anlamlı ve değerli bir değişim.

Oyunlaştırma ve paydaş tasarımlarla verimli işbirliğini ödüllendirecek bir sistem tasarlamak, sosyal ve ekonomik açıdan bu büyük değişimi yaratacaktır.

Bir sonraki bölümde, paydaş tasarımı hakkında, bir örnek tasarım vermeyi düşünüyoruz.

Bu tarz tasarımlara iş dünyasının kollarını açıp beklediğini söylemeyecek kadar deneyimliyiz.

Biz de tasarlayabilmek için, önce hack ettik.

Atilla Erel — Istanbul / Aralık 2021

Kaynak 1 https://www.investopedia.com/terms/s/shareholder.asp

Kaynak 2 https://en.wikipedia.org/wiki/Finite_and_Infinite_Games

Kaynak 3 Tali Sharot — The Influential Mind

Kaynak 4 Simon Sinek — https://www.youtube.com/watch?v=ohr2fkgrP_U&ab_channel=SimonSinek