Workinlot

 

Çoğu zaman girişimleri fikir aşaması, prototip aşaması, girişim ve scale up olarak ayırırız. Bu klasifikasyon girişimleri kategorize etmemizi kolaylaştırırken, hangi girişim kurucusuna sorarsanız sorun, bir anlam ifade etmez. Girişim için tek bir seviye vardır, o da öğrenme ve uygulamadır.

Öğrenme ve uygulama farklı aşamalarda olur. İlk başta girişim ele aldığı sorun veya fırsatla ilgili bir çözüm geliştirip geliştiremeyeceğini anlamaya çalışır. Başarırsa buna problem çözüm uyumu denir. Genelde bu aşama girişimler fikir seviyesindedir diyebiliriz.

Sonra girişim doğruladığı çözümü bir ürün veya hizmete çevirmek için çalışmaya başlar. Prototip geliştirilir ve prototip kullanıcılar ve müşteriler ile test edilir, ilk satışlar yapılır. Bu aşamada girişimlere prototip aşamasında veya erken aşama diyebiliriz.

Satışlar başladıktan sonra girişim sürekli ve büyüyen ciroyu yaratmanın yollarını arar. Kanallar, pazarlama yöntemleri, müşteri kaybını engelleme yöntemleri test edilir. Sonuçta girişim ölçeklenmeye başlar. Bakış açısına güre bu aşamadaki girişimlere erken aşama veya scale up diyebiliriz.

Girişim geliştikçe, öğrendikleri ve doğruladıkları artar, uygulama kabiliyetleri gelişir, belirsizlikler azalır ve risk giderek düşmeye başlar.

Bu düşük belirsizlik ve risk ortamından dolayı kurumlar genelde mümkün olduğu kadar ileri aşama girişimler ile ilgileniyor. Burada yanlış bir şey yok ancak erken aşama girişimlerin de kurumlara katabileceği çok şey var. 

Bu kazanımları her seviye için yatırım geri dönüşü, değer ve öğrenim eksenlerinde incelersek, en doğru stratejinin dengeli bir portfolyo yönetmek olduğu ortaya çıkar. Başlangıç noktası, kurumun mevcut ihtiyaçları göz önüne alınarak tekilleştirilebilir ancak en kısa zamanda portfolyo genişletilmelidir.

Fikir – Prototip Aşaması

Bu aşamadaki girişimlerin amacının çalışan, inovatif değer yaratan bir çözüm bulmak olduğunu hatırlayalım. Bu kadar erken aşamadaki bir girişim ile etkileşim, genelde problem ve çözüm konusunda mentörlük vermek şeklinde olur. Girişimin çevikliği ve düşük maliyet yapısı, kurum için geliştirme zaman, maliyet ve eforlarını önemli ölçüde azaltır. Ortaya çıkan çözüm kurumun ihtiyaçlarını neredeyse tamamen karşılama potansiyeline sahiptir. Ayrıca çözüm geliştirme süreci, kurum için uygulamalı bir girişim kurma deneyimi niteliğindedir. Bu aşamada girişime yatırım genelde söz konusu olmaz. Tavsiye edilen etkileşim modeli kuluçka programı tarzındadır.

Erken Aşama

Erken aşama girişimlerin amacı satış yapmak ve içgörü toplamaktır. Bu sebeple, girişimlerin kurumun öncelikli ihtiyaçlarına göre belirlenmesi çok önemlidir. Etkileşimdeki amaç, potansiyel işbirliği, ortak üretim veya hizmet/ürün satın almayı mümkün olan en hızlı şekilde değerlendirip gerçekleştirme olmalıdır. Kurum, bu etkileşim boyunca mentörlük rolünden ziyade paydaş rolünü üstlenir. Tavsiye edilen etkileşim modeli bir hızlandırma programı tarzındadır. Kurum başarılı etkileşimleri stratejik yatırımlar ile destekleyebilir. Genelde bu tarz yatırımlar uzun vadede en iyi geri dönüşü sağlayan yatırımlar olacaktır.

İleri Aşama

İleri aşama girişimleri kurum iki şekilde değerlendirebilir. Girişimin inovatif çözümlerinin müşterisi olabilir veya girişimin yatırımcısı olabilir. Yatırım genelde düşük riskli olur, çünkü zaten bu seviyedeki girişimler birkaç yatırım turu tamamlamış firmalardır ve hali hazırda hissedar olan risk sermayesi firmaları ile risk paylaşılmaktadır. Çoğu zaman diğer yatırımcılar ile birlikte yatırım turuna katılım sağlanır. Tavsiye edilen etkileşim modeli kurumsal risk sermayesi modelidir.

Genelde kurumlar için en büyük değer, erken aşama girişimlerden gelir ancak bizim tavsiyemiz gene de farklı seviyeleri ve ihtiyaçları kapsayabilecek bir yapı oluşturulması.